22

May

Sakızlı Türk Kahvesi

Gezmeyi çok sevmem, rahatımı bozmak da pek istemem. Bizim adam tutturdu Bozcaada’ya gidelim diye. Arkadaşlar denizi çok soğuk, sakın gitme dediler. Benim adam benden habersiz rezervasyon yaptırmış. Hadi Halil Beyi üzmeyelim dedim, koyulduk yola. Uzun bir yolculuktan sonra, Geyikli’de vapur kuyruğu çilemizi de çekip adaya geçtik. Adaya girdik aman Allahım adım atacak yer yok. Neyse bizim otel köyün dışındaymış. K Bozcaada Otel bahçesine girince bütün modum değişti. Ama bizim beye kapris yapacağım ya, durmadan eksik arıyorum. Onu istemem, yumurtam katı olmuş, çay az demli. Bir de baktım gece balkon kapısı arızalı kapanmıyor. Otel sahiplerine şikayette bulundum. Malesef kilit kırıldığı için o gece halledemediler. Ama merak etmeyin Bozcaada da bugüne kadar hiç hırsızlık olmadı dediler. Neyse öyle böyle sabahı zor ettim. Sabah kahvaltıya çıktım. Bozuk kilitin verdiği mahcubiyetle bütün personel etrafımda dört dönüyor. Ne istesem anında masamda. Kahvaltı mükemmel. Arıza çıkartmam lazım çıkartamıyorum. Kahvaltı sonrasında kahve içermisiniz diye sordu Suat. İçerim ama ben sakızlı Türk kahvesi içerim dedim. Büyük bir mahçubiyetle sakızlı kahve olmadığını söylediler. Sesimin biraz yükseldiğini duyan Özlem Hanım hemen olaya müdahale etti. Tamamdır ben hallederim Suat dedi. Beş dakika sonra az şekerli bir kahve, yanında bir kadeh likör ve kahve tabağında bir adet sakız.

Özlem hanım siz yeterki isteyin bulduk bir hal çaresi dedi, eh daha fazla dayanamayıp bastım kahkahayı. Bundan sonra hep K Bozcaadadayım. Başkası çekmez benim kaprisimi

Dilek Tabancacıoğlu

By admin|Hikayelerimiz|0 comment

Leave a Comment